Urfa Balıklı Göl'ün Akıl Almaz Hikâyesi


İşte Şanlıurfa’nın kalbi Balıklı Göl’ün akıllara durgunluk veren hikayesi:



Babil Krallığı’nın Keldani kavimlerinin hükümdarlarına verdikleri unvan olan “nemrut” kelimesinin Arapçadaki nemrüd (نمرود) kelimesinin anlamına ulaşmasında bu hikâyenin payı var mıdır bilinmez ama bu kelimenin vücut bulmuş hali ilk Keldani Hükümdarı Nemrud’un acımasızlığı ve kibri düşündürüyor. Halkı putlara tapan Nemrud, kendini tanrı ilan ederek halkından “tanrın kim” sorusuna yanıt vermelerini ister ve “tanrım sensin” yanıtı vermezlerse onlara zırnık dahi koklatmaz. Günlerden bir gün fala inanmayan ama falsız da kalmayan hükümdar, müneccimlerine varınca o sene içinde doğacak çocuklarından birinin saltanata saldırarak Nemrud’un elinden hükümdarlığını alacağı kehanetinde bulunur. Bunu duyunca etekleri tutuşan Nemrud, o sene doğan ne kadar çocuk varsa hepsini öldürtür. Bu yüzden Hz. İbrahim’in annesi oğlunu bir mağarada doğurup bırakır. Ceylanların emzirdiği Hz. İbrahim’i günün birinde bulanlar Nemrud’un karşısına getirirler. İbrahim’i evlatlığına alan Nemrud, tanrılık propagandasına devam ederken İbrahim, bu gidişe dur demek ister. Herkes törendeyken gizlice tapınağa girip putları kırmaya başlar ama Nemrud’un gözcü kuşları anında haber uçurur. Yakalanmak üzere olan İbrahim, baltayı bir putun üzerine bırakır. Öfkeden deliye dönen Nemrud, bunun sorumlusundan hesap sormak ister. Bu yüzden yargılanan İbrahim, “Balta kimdeyse sorumludur odur” diyerek işin içinden çıkar. Nemrud’un bir kuru taşın bunu yapamayacağını söylemesi üzerine İbrahim amacına ulaşmış olur. Bu kadar basit bir işi bile yapamayan taşların onları koruyacağını nasıl düşündüklerini sorar onlara ve inandığı Allah’ın izine çağırır herkesi. Nemrud, dersini alıp kendini geliştirebilen çağdaş bir hükümdar olmadığı için elbette ki problemi ortadan kaldırmanın en iyi yolunun problemi yaratan şeyi ortadan kaldırmak olduğunu düşünür. Karar verilmiştir: İbrahim ateşlerde yanacaktır.


Nemrud’un evlatlık kızı Zeliha, İbrahim’e fena yanıktır ve İbrahim’in davasına, Allah’ın varlığına inanır. Babasının hışmından korkan Zeliha, buna rağmen Nemrud’un kararına ses çıkaramaz. Bugün Balıklı Göl’ün olduğu yerde toplanan ahali, iki sütun dikerek alana tonla odun yığar. Amaçları bu sütunları ve başladıkları ipi bir mancınık gibi kullanarak İbrahim’i ateşe fırlatmaktır. Sürpriz son tanrı tarafından yazılır ve İbrahim, bir gül bahçesine sağ şekilde düşer. Ateş bugün Halil-ür Rahman adındaki göle dönüşürken odunlar ise bugün yöre halkının kutsal saydığı ve dokunanların başına bir iş geleceğine inanılan balıklara dönüşür. Peki Zeliha’ya ne olur dersiniz? Onun gözyaşları da bugün Aynzeliha adıyla anılan küçük göle dönüşür. İşte bu yan yana yatan göller, bugün Urfa’nın biricik Balıklı Göl’ü olarak turizme hizmet eder.


Balıklı Göl Çevresi


Gölün dört bir yanında gezebileceğiniz noktalar var. Gölün batı tarafında Hz. İbrahim’in doğduğu mağara ve güneybatısında düştüğü makam, Halil-Ür Rahman Camii ve Medresesi var. Kuzeyindeki Rızvaniye Cami, Osmanlı’dan kalan üç kubbeli bir cami ve kıble yönünde Balıklı Göl manzarası bulunuyor.  Güneyinde ise Buluntu Hacı Abdurrahman Efendi ile Şazeli Ali Dede Türbeleri konumlanmış. Adak adarsanız belki sizin için de bir mucize gerçekleşir, kim bilir?


Konaklama


Kalacak yer sıkıntısı çekmeyeceğiniz bir noktada Balıklı Göl. Bu yüzden Urfa’ya has mimariye sahip tarihi yerlerde konaklayabileceğiniz gibi daha modern seçimlerde de bulunabilirsiniz. Oteller, pansiyonlar, konukevleri gibi seçenekler mevcut. Urfa’nın tamamını gezmeyi planlıyorsanız bile göl manzaralı odada uyumayı tercih edeceksiniz.


Yeme-içme


Balıklı Göl’ü şöyle karşınıza alıp oturabileceğiniz bir sofrada lebeni çorbası, Urfa kebap, patlıcan kebabı, ciğer kebabı, bostana, erik tavası, ekmek aşı, isot çömleği gibi tatlar denerken şerbetçilerinden meyan şerbeti isteyebilirsiniz. Ardından katmer, kadayıf veya şıllık tatlılarından birini tercih ederek öğünün üç atlısını tamamlayabilirsiniz: yemek-içecek-tatlı.


Ulaşım


Şanlıurfa’nın Eyyübiye ilçesinde bulunan Hz. İbrahim’in mucize noktalarından Balıklı Göl’e çeşitli illerden otobüsle, trenle veya uçakla gidebilirsiniz. “Yok, ben rahatıma düşkünüm. Arabamla geze geze gideceğim” diyenler için de İstanbul’dan 1166 km, İzmir’den 1219 km veya Ankara’dan 745 km uzaklıkta olduğunuzu söyleyebiliriz. Balıklı Göl şehrin kalbinde olduğu için yürüyerek veya herhangi bir ulaşım aracıyla rahatlıkla ulaşabilirsiniz.

KATEGORİLER